Klasik Sorunumuz Fındık 2


Elbette fındığın ikinci ve önemli ayağı tüccar ve manav…

Fındık üreticisinden daha da önemli…

Neden mi?

İşi ticaret.

Malum ülkemizde serbest piyasa ekonomisi hakim olduğunu unutmayalım.

Kaç liraya sattığından ziyade fındığı depoya hangi fiyatta soktuğu önemli.

Ne kadar az fiyata alırsan, kar haddi o kadar çok demektir.

Kınamıyoruz.

Herkes işini yapıyor.

Ticaretin kuralı budur.

Bir de emanet bekçiliği gibi önemli bir görevi var ki tüccarın, tabiri caizse ne İsa’ya ne Musa’ya yaranır.

Hani derler ya iki arada bir derede.

Kimse, ‘Gel kardeşim fındığını şu fiyattan alalım’ demiyor.

Yeter ki pazara fındık indirmeyin!

Sen kendini nasıl hazırlarsa tüccar ona göre verir.

Bakın işte o zaman ne oluyor.

Zorla mı alıyor?

Elbette hayır.

Eskiden 1 kilo fındıkla 3 kilo Zeytin alınıyordu.

Şimdi 3 kilo fındıkla 1 kilo zeytin al bakalım!

Eskiden Giresun’da, Karadeniz’in Doğusunda hayat fındığa endeksli idi…

Alış –veriş fındığa endeksli düzenlenirdi.

Hatta ‘Fındık veresiye’ diye terim türemişti.

Düğünler bile fındık ile bağlantılı yapılırdı.

Şimdi mi?

Sadece, mazi de kaldı ne yazık ki!

Ne diyorduk, “Fındık Attım Harmana / Hep Garıştı Samana / Senin İle İkimiz / Galdık Ahır Zamana”

Sahi çözüm ahır zamana mı?

info@kanal28.net

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Eyl

Klasik Sorunumuz Fındık 2