EĞİTİMDE ÇÖZÜM EYLEMLERİ

İbrahim BOZKURT

EĞİTİMDE ÇÖZÜM EYLEMLERİ

Millî Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk, Ekim ayı içinde yaptığı geniş açıklamayla gündeme gelmişti. En fazla 2-3 gün süren rüzgâr orada kesildi. Öyle ya ülkenin bin bir sorunu varken, eğitim ve eğitim işi de ne ola ki gündemi uzun süre meşgul etsin.

Vizyon Belgeleri açıklamalarını tüm gazete ve televizyonlar hararetle ele aldılar. Önemle üzerinde duran ise bir veya iki gazeteci yine o kadar televizyon kanalı oldu. Birkaç gün içindeyse unutulup gitti.

Ziya Selçuk hoca kimdir? Bilenler bilirler ki bunlarda eğitimci kişilerdir. Öğretmen kökenli insanların genellikle kitaplarını okudukları, yine çoğunlukla takdir ettikleri bir akademisyendir. Yaptığı işlerde başarılı olduğu tartışma götürmeyen az sayıda tanınmış isimlerden biridir.

Burada oturup, vizyonu ve sürecini anlatacak değilim ama “Vizyon” sözcüğü altında toplanan 2023 hedeflerinin izlenmesi gerekip, takibi ve tanıtımıyla neleri getirebileceği, eğitime yine dolayısıyla çocuklarımıza neler verebileceği değerlendirilmelidir.

Millî Eğitim Bakanlığının neler yapmak istediği, halkın ve ilgililerin duyarlıklarının neler olduğuna dikkat çekmek gerekirse;  

“Vizyon Belgesi” için; “Başarılıdır, harika, bu kadar olur” demek, “Bir getirisi olmaz, başarısız, hayal ürünü, uygulanabilir değil” vb. sözler de kullanmak istemiyorum.

Dikkat çekmek istediğim hususlar; toplumun, tüm unsurlarıyla duyarsız olduğu, sadece üzerine vazife birkaç kişi veya kurumun maatteessüf yaptıkları açıklamalarda kalmış bir vizyon belgesi olmasının tehlikenin büyüklüğünü gösterir işaret fişeği olduğunu söylemek istiyorum. Bakanlık içinde aktif görevli etkili veya yetkili insanların ağızlarını açmıyor olmaları da ilginç bir durumdur.

Vizyon Belgesini merakla bekleyen eğitimciler kısık sesli bireysel açıklamalarını, ya mahalli medyada ya da sosyal medyada izaha uğraştılar. Malum olduğu üzere arz ve talep karşılıklı ilişki içindedir. Talep varsa arz olmalıdır, arz talebe göre genişler ve büyür. Arz olduğu halde talep yoksa, arzın bir önemi kalmaz. Vizyon Belgesi ve anlattıklarından bazı hususlar dikkat çekti.

Ders saatleri azalacak. Ders süresi düşürülecek vb. izahatlar doğrusu yavan kaldı. Beklenti eğitimin kalitesinin artırılması yönünde değil gibiydi sanki. Vatandaş bunlardan çok anlamıyor ya da önem vermiyordu. Yalnız; “Sözleşmeliler için süre 4 yıla indirilecek. Okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilecek. Öğretmenlere formasyon kaldırılacak”  vb. hedefler öğretmenler tarafından beklenen vaatlerdi. Talep karşılanacak umudu memnuniyet getirdi.

Olmayan, olmayacak gibi görünen bir başka husus vardı ki yıllar içinde mum misali eritilen, vizyonsuz ve liyakatsiz kişilerce adeta düşmanlık edilircesine itibarsızlaştırma programına tabi tutulan Maarif Müfettişlerinin mevcut beklentileriydi ki rastlanmadı. Şimdi hiç alakasız kişi ve yerlerden alınan haberlerle istekler yerine getirilecek gibi dursa da 2013 Vizyon Belgesinde yer bulamadı.

Halbuki 2011 Yılı Ağustos ayından itibaren uygulanan sürgün gibi tayinlerle başlayan hareket, Millî Eğitim Bakanlığında işlerin bozulması yönünde hızla yükselen bir bozukluğu getiren kararları içine aldı.

Halk içinde gezip, nabız tutuyoruz. Konumuz “Eğitim Politikası” üzerine fikir teatisi… Öyle ya eğitimde geçen bunca yıl sonrasında, futbol takımı kurup taktik geliştiren tuvaletçi, hamal, memur, çiftçi ya da üstüne elzem olmayan diğer gruplar gibi ülkenin dış siyasetini konuşup yönlendirme çalışması yapmak işimiz değil, düşüncesindeyim. Anladığımız işten konuşmak, bildiğimi söylemek istiyorum.

Müfettişler; haksız kıyıma uğrayan, haklarının peşinde iken içlerinden bölünüp, Ankara’ ya Bakanlık Maarif Müfettişi unvanıyla götürülen, aynı işi yıllarca birlikte yürüten arkadaşlarıyla yine yeniden birlikte olmak istiyorlar. Bu birleşme inanın eğitimde bölünüp ayrılan hücreleri birleştirecek, müthiş sinerji oluşturacaktır. Öyle ki içlerinde Doktor unvanlısı, Yüksek lisans ve 2-3 fakülte mezunu olan bu değerli kaynağı kurutmak, kenarda bırakmak, beyin gücünün yurt dışına gönderilmesinden daha büyük kayıptır. Bazı çevrelerin arzuları yönünde davranmak yerine, bu kıymetli gücün tekrar yerine konulmasının uygun olacağı aşikârdır.

Gelelim öğretmenlere. Vizyon Belgesinde öğretmenleri ilgilendiren birçok husus varken, öğretmenin en belirgin beklentisine değinilmediği görüldü. Öğretmenin; ders süresi, teneffüs saati, program değişikliği, çalışma süresi, atamadaki 4 yıl şartı v.s. hepsi önemli elbette yalnız bir noksan var. Şimdi açıklamalar değişik kaynaklardan seslendirilirken, 24 Kasım’ da çözüm önerilse de sabırsızlıkla beklenen; 3600 ek gösterge vaadi belgede; “Öğretmenlerimiz ekonomik olarak arzu edilen yere getirilecektir” ifadesiyle yer almadı. Şimdi 24 Kasım öğretmenlerce Vizyon Belgesinden daha çok merak ediliyor.

Vizyon Belgesinin bu açıklamalar sonrasında; Talebi karşılamayan yanlarının olduğu ortadayken, metnin tamamına güvenin olmayacağı da kanaat dahilindedir.

Sayın Bakanın 2023 Vizyon talebinde yazılanları yerine getirmede yeterli olduğuna şüphe yokken, belgede yer almayan daha bir çok hususu da sürece dahil edip, eğitimi içinde bulunduğu çıkmazdan çekip alacak bilgi ve birikimin adamı olduğunu da ifade edebilirim. En azından görüşlerim ve inancım bu yöndedir. Kaygım ise engel görüp, ket vurulduğunu sezdiği anda çekilmesi eylemidir.

Sayın Bakan’ ın; öğretmen, müfettiş ve diğer paydaşlarıyla camiayı memnun edecek, itibar kazandıracak değerlerin kazanımı yönüne gitmesi doğru olacaktır. Müfredat, çalışma saatleri vs. düzenlenir ve ideal hale getirilir elbette. Kaçınılmaz, esas olması gereken bir husus daha var ki o da; öğretmenin yetiştirilmesi sürecidir. Umarım, sayın bakanımız geçmişte yapılan her meslekten, her okuldan lisans mezunu gençleri öğretmenliğe kabulün tekrarını yaşatmaz.

Herkes yetiştiği alanda meslek sahibi olmalıdır. Formasyonu olmayan lisans mezunları öğretmen olarak alınacaksa, eğitim fakülteleri dışında diplomaların kabul edilmemesi gerekir. Yapılması gereken iş ülkede öğretmen yetiştiren tüm fakültelerin bir yılını Millî Eğitim Bakanlığına bırakıp, formasyon dahil öğretmenlik uygulamalarının verilmesi uygun olabileceği gibi bir protokol ile tüm ilgili okulları bakanlığa bağlamak da çözüm olacaktır. Yalnız 5 yıllık plânlarda mutlaka ülkenin her branşta öğretmen açığı, ihtiyaç durumu gerçekçi verilerle belirlenip, yeterli sayıda öğretmen yetiştirilmelidir. Mezun olanların KPSS ve mülakat benzeri sınavlara tabii tutulması kaldırılmalıdır. Yetiştirirken, biraz zorlanacak olan adayların ilk yıl hiç derslere girmeden, ideal öğretmen ölçütünde yetiştirilmesi amaçlanmalıdır.

Tüm ülkeye hayırlı olur inşallah…

Türk Milleti hep zoru yaşamış, her keresinde galip gelmiştir. İstemek, başarmak demektir.

Yorum Yaz


Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları
Canlı Yayın

Foto Galeri

  • Giresunspor 2015 Foto Galeri
  • Giresunspor Maç Foto Galeri
  • Giresun 2015 Foto Galeri
  • Genel Foto Galerisi

Gold Firmalar

Videolar

  • Giresun Mayıs 2017 Video Çekim
  • Hüseyin BIÇAK Kümbet Şenliği
  • Şehr-i Giresun Tanıtım Videosu
  • Giresun 2014 Photo Albüm Video

Etkinlik Takvimi

Hava Durumu

Site İstatistik

Çevrimiçi Ziyaretçi : 21
Bugün : 382
Bu Ay : 3468
Bu Yıl : 3468
Toplam : 3468
Kayıt/Güncelleme: : 767 / 14.12.2018

Kanal28.tv © 2012 - Tüm Hakları Saklıdır. Kanal28.tv bir Ajans Moonlight Yapımıdır