Giresun Haber

Çocuklarda Mahremiyet Duygusunu Geliştirmek

İbrahim BOZKURT

Çocuklarda Mahremiyet Duygusunu Geliştirmek

ÇOCUKLARDA MAHREMİYET DUYGUSUNU GELİŞTİRMEK (2)


Bir önceki yazıda “Sağlıklı bir mahremiyet duygusu kazandırmak” konulu yazıyı hazırlamış ve sağlıklı bireyler yetiştirme hususundaki görüşleri sıralamıştım.
Bu yazıda da sıraladığım görüşlerin altını dolduracak bazı önerilerle, velilerin duyumlara dayanan doğrularının yanlış olabileceğini ve nasıl olması gerektiğini anlatmaya çalışacağım.


*Öncelikle mahremiyet duygusu kazandırmak için zorlamak, korkutmak ve katı bir yaklaşım sergilememek: Bu hususta çocuğa yaklaşım hassasiyet ister. Zorlama yaparak, bacağını ört, yakanı açma v.b. sert ve doğrudan söylemler yerine çocuğa insan tabiatının nasıl olduğu hususunda kendi örnek davranışımızla olması gerektiğini anlatmaya çalışmalıdır. Mahremiyetin ne olduğunu anladığı noktada velinin işi kolaylaşacaktır. “Benim dediğim gibi olmalısın. Ben böyle istiyorum. Dediğim gibi davranacaksın” zorlamaları ancak çocuğu karşı davranışa sürükleyecektir. Anne ve babadan beklenen en önemli davranış örnek olmadır. Zira çocuklar kendilerine hemcinslerinden en sevdikleri ve yakın bulduklarını rol-model olarak seçerler.

*Anne ve baba olarak ev içindeki kılık- kıyafete dikkat etmek: Anne ve baba ev içerisinde çocuğunun ve kendi kıyafetlerini seçmede dikkatli olmalıdır. Böylelikle çocuk, anne ve babanın özeline saygılı olacak ve vücudunun kendine ait olduğu bilincini pekiştirecektir. Çocuğun giyinirken nasıl davranması, başkası yanında soyunmaması ve giyinmemesi gerektiği anlatılmalıdır. Çocuk bu gibi davranışları yaşayarak, vücudunun özel olduğunu öğrenip, koruması gerektiğini kavrayacaktır.


*7-12 yaş çocuklarda yaşları itibariyle sağlıklı eğitim sağlamak: Anne ve babanın çocukları ile ergenlik döneminde yaşayacağı değişimleri paylaşmaları onları rahatlatacaktır. Çocuk değerli olduğunu düşünür, buna inanır. Değerli olma ve sevgi ihtiyacını ailede karşılamış olur. Buluğ evresinde vücudundaki değişmelerin ne anlama geldiği, temel temizlik kuralları ve karşılaşabileceği problemlerin geçici olduğu anlatılmalı, kabul görmesi sağlanmalıdır. Bu dönemin kız ve erkek çocukları için farklı güçlükleri söz konusudur. Bu dönem kızlarda daha zorlu geçebilir. Anneler kızları için bu dönemin geleceğini ve o vakit neler yaşayacağını önceden anlatıp, onları hazırlamalıdır. Aksi halde bu döneme hazırlıksız girmek, güçlükleri artıracaktır.


*Televizyon ve internet gibi ulaşımı kolay yayınların mahremiyeti ihlâl etmesine izin vermemek: Genel olarak iletişim araçlarının her yerde özellikle evlerde sıklıkla kullanıldığı günümüzde, çocukların istedikleri an bu araçları kullanmalarının tehlike anlamına geldiğine işarettir. Belli yaşlarda çocuğun kaldırabileceği kadar sınır koymak, mutlaka bu araçları onların kapalı kapılar ardında kendi odasında kullanılmasının önüne geçmek gerekir. Çocuğun merakla gireceği sitelerde karşısına nelerin çıkacağı belli olmayacaktır. Bu gerekçeyledir ki belli frenlemeleri getirecek ve kısmen istenmeyeni önleyebilecek olan bir filtreleme de kullanılabilir. Ayrıca artık çoğu anne ve babanın mubah gördüğü, zaruri ihtiyaç olarak her odada bulunan televizyonun da masum olduğu söylenemez. Çocuğunuzun yanında izleyeceğiniz bir öpüşme sahnesinin de onun üzerinde bırakacağı etki inanılmaz derecede bir hataya götürebilir.

*Banyo ve tuvaletlerdeki davranışlara dikkat etmek: Hiçbir biçimde anne ve babanın çocuğu ile birlikte banyoya çıplak olarak girip, birlikte yıkanmaları önerilmez. Bu durum bir yaşındaki çocukta da bilinçaltına yerleşen bir davranış olacaktır ki ilerleyen dönemler karmaşık ilişkileri getirebilir bir yaklaşımdır. Çocuk kendi bedeniyle anne ve babasının bedeni arasında sınırlar olduğunu bilmelidir. Tuvalet eğitiminde de önemli görülen kapının kapalı tutulması, lazımlık kullanılan çocuklarda başkasının yanında oraya oturtulmaması durumları vardır. Banyo ve tuvaletin kapılarının kapalı tutulması bilincinin verilmesi, çocuğun kafasında bu bölümlerin özel olduğu fikrini oluşturacaktır.


*Çocuğa ev içinde odalara girişleri kullanırken izin istemesini öğretmek: İmkânlar ölçüsünde çocuklara mutlaka özel oda ayrılmalıdır. Onların odalarına girerken, kapının çalınarak girilmesi gereklidir. Onun geliştireceği davranış için bu çok önemlidir. Anne ve baba çocuğuna kendisine ait odaya girerken kapıyı vurarak girmesi gerektiğini uygun bir dille anlatıp, “Ben odada giyiniyor veya elbisemi çıkarıyor olabilirim” diye odanın özelini anlatıp, kavratmalıdır. Böyle bir mahremiyeti kavrayamayan çocuk, ebeveyn odasındaki bazı davranışlara istemese de tanık olabilir. Bu durum esasen onu hem o an hem de gelecekte olumsuz yönde etkileyebilecek sıkıntılara sürükleyebilir. “Nasılsa çocuğumuzdur” anlayışıyla serbest davranmak ve kuralsız kalmamak gerekir.

*Anne ve babanın karşılıklı sevgi gösteren davranışlarında ölçüyü kaçırmamak: Eğitim ailede başlar. Çocuk ilk öğrendiklerini, kalıcı hale getirirken, en büyük örnek anne ve babadır. 6 yaşa kadar da kişilik gelişiminin büyük bir bölümü oturmuş olur. Bundan daha önceki yazılarda da bahsetmiştik. Aile içerisindeki sevgi bağları çocuk için büyük önem taşır. Anne ve babanın birbirlerine mahrem sayılabilecek sevgi davranışlarını çocukların olmadığı yerde yapmaları sağlıklı bir durumdur. 3-7 yaş dönemi çocuklarının olduğu yerde bu tür davranışlar çocuğun dünyasında kalıcı yer etmektedir. "Evcilik oynama" adı altında farkında olmadan cinsel içerikli oyunlara dönüşen bu kazanımlar çocuğa zarar veren istenmedik öğrenimler olarak yansır. Maalesef bu tür kazanımlar çocukların hayatlarında hiçbir zaman kurtulamayacağı etkilerin yaşanmasına gerekçe oluştururlar.


*Çocuğa sağlıklı bir cinsel eğitim verilerek, vücudunun mahremiyetini öğretmek: Çocuğun cinsel yönden sağlıklı biçimde uyarılması ve öğretilmesi gereklidir. Hiçbir durumu bilmeyen çocuğun önündeki belirsizler ve karşılaşacağı olumsuzluklarda vereceği kararların doğruluğu açısından önem kazanır. Doğru kararı vermede etken cinsel gelişim ile ilgili bilgi sahibi olmaktır. Bunu en iyi şekilde erkek çocuklara babaların, kız çocuklarına da annelerin vereceği bilgiler oluşturacaktır. Aksi halde ev dışında, güvensiz ortamlarda öğrenilecek deneyimlerin tamamı zararlı olabilir. Aşağıda sıralamaya çalıştığım hususlarda çocukların gelişimi için istendik davranış kazanımları elde etmek gerekir.

  1. Çocuğun genital organlarını sevgi aracı olarak kullanmayın; Bazı anne ve babaların çocuğun genital organlarını sevgi aracı olarak kullandıkları gerçeği mevcuttur. Bu davranış hiçbir zaman tasvip edilen bir durum değildir. Daha çok baba, amca, dayı ve dedelerin erkek çocuklarda adeta özendirici biçimde söz ve elle sataşma yoluna gittikleri toplumun bir çok kesiminde görülen bir gerçektir. Çocuğun bu durumda utanmaz, arsız, ahlaki değerleri hiçe sayan ve cinsel organını başarı aracı olarak görmesi tam bir çöküntüdür. Aynı durum kız çocukları içinde geçerlidir. Onların ne kadar değerli oldukları ve kendilerini korumaları gerektiği anlatılmalıdır.
  2. Çocuğu cinsel merakından kaynaklanan sorularından dolayı ayıplamayın; Çocuklar hep cinsel merakından kaynaklanan sorular sorabilirler. Onların ayıplanmaması gerekir. Mantıklı ve makul cevaplar verilerek, onun soruya verilen cevaptan tatmin olması sağlanmalıdır. Hani “Seni leylek getirdi” fıkraları vardır ya onların bir kaçamak cevap olduğunu bilmediklerini sanmamak gerekir. Erkek ve kadın vücudunda bir takım fonksiyonların olduğu detaya inmeden anlatılabilir. Çocukta cinsel dürtü ya da merak 24 aydan sonra önemli yer tutar.
  3. Argo kelimeler kullanmamaya dikkat edin; Bizim toplumda çocukların argo söz etmelerini seven, onunla gurur duyan hatırı sayılır bir kesim vardır. Bunlar özellikle erkek çocuklara, “Amcaya bir sövsene, hadi dayıya…..deyiver. v.b. sözlerin öğretildiği bununda şaka aracı yapıldığı yanlış bir sevme üslubu mevcuttur ki çocuğun sınır tanımaz, argo merakını yenemeyen, kendini küfür v.b. konuşmalarla öne çıkarmaya çalışan tip olarak gelişir.
  4. Çocuğunuza iyi ve kötü dokunma arasındaki farkı öğretin; Bir çocuk kendisine dokunan kişinin ne anlamda dokunduğu anlayabilmelidir. Bu sağlıklı bir eğitimden sonra gelen bir davranış olacaktır. Bir taciz olayının sevgi dokunuşu olmadığını, kimin kendisine sevgi dokunuşunda bulunması gerektiğini bilen çocuk istenmeyen bir durum yaşanmasına müsaade etmeyecektir. Toplumumuzda halen sadece bu yönde zarar görmüş çok sayıda çocuğun bulunduğu bilinen bir gerçektir. Açık net olarak bir çocuk cinsel organına kimsenin dokunamayacağı ve böyle bir hakkının olmadığı hususunda bilgi sahibi edilmelidir.
  5. İyi niyetli insanlar kadar kötü niyetli insanlar da olabilir; Bir çocuk nerede ve ne zaman oynayacağını bilmelidir. Bu anne ve baba tarafından açıkça belirtilmelidir. Anne ve baba çocuğuna toplumdan uzak yerlerde, başkaları ile birlikte olmamaları gerektiğini bildirmelidir. Çocuk inşaatlara, merdiven altlarına, apartman boşluklarına girerek oyun oynamaması gerektiğini öğrenmelidir.


Anne ve babalar, her canlı neslini devam ettirirken, tüm özelliklerini yavrularına aktarma çalışmaları yaparlar. Bu dogmatiktir. Yaratanın verdiği bir özelliktir. Düşünebilen, buluş yapabilen, kolayca öğrenebilen insan, sırf keyfi için, sadece güncel rahatlığı için çocuğuna zaman ayırmaktan kaçınmamalıdır. Bu durum pahalıya patlayabilir. Eğitim kitaplarından yararlanmak, bilimsel birkaç yazı okumak, çocukların gelişimleriyle ilgili olarak istendik öğrenmeler gerçekleştirmek, sonrasında anne ve baba olmak en doğrusudur. Toplumumuzda maalesef herkes anne ve baba olur ama büyük bölümü anne ve babanın ne yapacağını, ne yapması gerektiğini bilmeden çocuk yetiştirmek, durumunda kalır. Artık topluma tüm bunları öğreterek, anne ve baba olmaları gerektiğini anlatmanın zamanı geçmektedir.
Sağlıklı anne ve baba sağlıklı toplum demektir. Sağlıklı bir topluma doğru…

Yorum Yaz


Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları
Canlı Yayın

Foto Galeri

  • Giresunspor 2015 Foto Galeri
  • Giresunspor Maç Foto Galeri
  • Giresun 2015 Foto Galeri
  • Genel Foto Galerisi

Gold Firmalar

Videolar

  • Giresun Mayıs 2017 Video Çekim
  • Hüseyin BIÇAK Kümbet Şenliği
  • Şehr-i Giresun Tanıtım Videosu
  • Giresun 2014 Photo Albüm Video

Etkinlik Takvimi

Hava Durumu

Site İstatistik

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 484
Bu Ay : 2285
Bu Yıl : 2285
Toplam : 2285
Kayıt/Güncelleme: : 1263 / 24.02.2018

Kanal28.tv © 2012 - Tüm Hakları Saklıdır. Kanal28.tv bir Ajans Moonlight Yapımıdır